ABD özel kuvvetleri tarafından yakalanan ve 10 yılı aşkın süredir Venezuela'yı yöneten Nicolas Maduro, kendisini "halktan biri" olarak sunmaya çalışsa da ülkeyi demir yumrukla yöneten bir lider olarak tarihe geçti.
ABD Başkanı Donald Trump tarafından aylarca hedef alınan, uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanan 63 yaşındaki eski otobüs şoförü Maduro, baskıları savuşturmak için neredeyse her gün canlı yayınlanan mitinglerde tekno müzik eşliğinde dans etti, İngilizce "No war, yes peace" (Savaşa hayır, barışa evet) sloganları attı.
Ancak birçok Venezuelalı için Maduro, barışçıl bir lider değil; baskı, yoksulluk ve göçün mimarıydı.
Maduro'nun iktidarı sırasında:
7 milyon Venezuelalı ülkeyi terk etti
Keyfi gözaltılar, göstermelik yargılamalar, işkence ve sansür iddiaları arttı
Ülke ekonomisi çöktü
4 yıl üst üste hiperenflasyon yaşandı
10 yılda GSYH yüzde 80 küçüldü
İktidarını sağlamlaştırmak için Maduro, Çin, Küba ve Rusya gibi müttefiklere, ayrıca ordu, güvenlik ve paramiliter güçlere giderek daha fazla yaslandı.
Temmuz 2024'te tartışmalı şekilde kazandığını ilan ettiği seçimlerin ardından:
2.400'den fazla kişi tutuklandı
28 kişi hayatını kaybetti
Yaklaşık 200 kişi yaralandı
Bu olaylar, 2014, 2017 ve 2019'daki muhalefet karşıtı ölümcül baskıları hatırlattı.
Uzun boylu, kalın bıyıklı ve geriye taranmış grileşen saçlarıyla tanınan Maduro:
2013'te iktidara geldi
2018 ve 2024'te hile iddialarıyla gölgelenen seçimlerle yeniden seçildi
Ocak 2025'te üçüncü dönemine yemin etti
Toplamda 18 yıl iktidarda kalacaktı, bu süre Hugo Chavez'i bile geçiyordu
Maduro, Chavez'in ölümünden üç ay önce halefi olarak seçildi. Ancak Chavez'in karizması ve hitabet gücünden yoksun olması, iktidar partisinde bile soru işaretleri yarattı.
ABD yaptırımları
Petrol fiyatlarındaki sert düşüş
Juan Guaido'nun geçici başkan olarak tanınması
gibi krizleri atlatmayı başardı. Ancak 2024 seçimlerinden sonra ABD, Avrupa ve Latin Amerika ülkeleri Edmundo Gonzalez Urrutia'yı meşru lider ilan etti.
Maduro'nun en büyük destekçilerinden biri eşi Cilia Flores oldu.
Eski savcı ve Ulusal Meclis Başkanı olan Flores, Maduro tarafından:
"First Combatant" (İlk Savaşçı)
"Cilita"
olarak anıldı.
Trump, Flores'in de Maduro ile birlikte ABD özel kuvvetlerince yakalandığını ve New York'a götürüldüğünü açıkladı.
Caracas'ta binalar Maduro'nun posterleriyle doluydu. Kendisini:
Beyzbol seven
Salsa tutkunu
Halktan biri
olarak tanıttı. Devlet televizyonunda sık sık dans etti, gitar çaldığını ve gençliğinde rock grubunda yer aldığını anlattı.
Maduro, hem Marksist hem Hristiyan olduğunu söylüyordu. İngilizce kelimeleri bilerek yanlış telaffuz ettiği, "elit görünmemek" için bunu yaptığı iddia edildi.
Maduro:
ABD'yi sürekli darbe planlamakla suçladı
Muhalefeti susturdu
Hukuki süreçleri hiçe sayarak muhalifleri hapsetti
Venezuela hükümeti, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından insan hakları ihlalleri nedeniyle soruşturuluyor.
Maduro, devlet medyasında yalnızca lider olarak değil, bir çizgi film karakteri olarak da yer aldı:
"Super-Bigote" (Süper Bıyık)
Pelerinli bu süper kahraman, "emperyalizme karşı savaşan" bir figür olarak propaganda aracı haline getirildi.